Tebliğname No : 2 - 2012/152973
MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/08/2007
NUMARASI : 1998/1072 (E) ve 1999/652 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5252 Sayılı Yasanın 9/1.maddesine göre, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak Türk Ceza Yasasının lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir. Aynı Yasanın 9/3. maddesine göre de, lehe olan hüküm önceki ve sonraki yasaların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.
Bu düzenlemelerden ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 2005/3-162-173 sayılı kararından anlaşılacağı üzere, kesin yargı haline gelmiş bir hükümde değişiklik yargılaması yapılması, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya her iki yasanın tüm hükümleri birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirir. Sonraki yasa suçun unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa veya cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi ya da artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece duruşma açılarak; 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b.maddesinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 493/1.maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olması nedeniyle kesinleşen hükümde, sanığın gündüz sayılan zaman diliminde, katılana ait 4. katta bulunan konutuna şahsi çeviklik ile tırmanıp, balkona açılan pencereyi açıp, suç tarihi itibariyle pek fahiş değerdeki ziynet eşyasını çaldığı olayda, sanık pencereyi tornavida ile zorlayıp açtığını savunmakla beraber, olay tutanağında pencerenin açık olduğunun belirtilmesi ve katılanın da pencerede hiçbir zorlama izinin olmadığını ifade etmesi karşısında, katılandan pencereye zarar verilip verilmediği sorulup netleştirilerek, verildiğinin tespiti halinde, şikayetin de mevcut olması karşısında; 5237 sayılı TCY.nın 142/1-b maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra, aynı Yasanın 151/1, 116/1. maddelerine uyan mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının da oluştuğu ve bu suçlar yönünden 5271 sayılı CYY.nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı değerlendirilip sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerekirken, evrak üzerinde yapılan inceleme ile yazılı şekilde sadece hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy