Tebliğname No : 2 - 2012/154742
MAHKEMESİ : Manyas Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/04/2012
NUMARASI : 2012/35 (E) ve 2012/48 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı TCK'nın 31/2 maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuğun, temyiz dışı suça sürüklenen çocuk Ahmet ile birlikte, olay gecesi yakınana ait bakkalın penceresini tornavide ile açarak içeriden 226 TL bozuk para çalması biçimindeki eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile uygulama yapılarak fazla cezaya hükmolunması,
3-Suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarına doğrudan katıldığı gözetilmeden, 5237 sayılı TCY.nın 37. maddesi yerine 39/1 maddesi ile uygulama yapılması,
4-5237 sayılı TCK.nun 145. maddesinde yer alan "değer azlığı" kavramı, daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca ihtiyacı kadar ve değeri az olan malın alınması olup, olayda suça sürüklenen çocuğun, yakınana ait bakkalın çekmecesindeki 226 TL miktardaki bütün bozuk parayı alması biçimindeki eylemin işleniş biçimine göre TCK.nun 145. maddesinin uygulanma koşulları bulunmadığı gözetilmeden TCK.nun 145.maddesi gereğince indirim yapılması,
5-Suça sürüklenen çocuk hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan ceza tayin edilirken, 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
6-5237 sayılı TCK'nun 31/2. ve 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, cezai sorumluluğu olduğu kabul edilen ve haklarında mahkumiyet kararı kurulan suça sürüklenen çocuk hakkında anılan 5395 Sayılı Kanun'un 5/1-a maddesinde yazılı tedbire hükmedilmesi,
7-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 esas 2009/13 karar sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararda, mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararların esas alınması, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; yakınanın, suça sürüklenen çocuğa yüklenen işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan doğan herhangi bir maddi zararlarının bulunmadığı ve sabıkasız olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, gerekçede ”suça sürüklenen çocuklar hakkında mahkememizde yeterli derecede olumlu kanaat oluşmadığından” biçimindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
8-Suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı CMK.nun 150/3. maddesi uyarınca, mahkemesince adı geçeni savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 31/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy