MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Her ne kadar sanık ...'ın atılı suçlardan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; sanığın aşamalarda atılı suçlamaları kabul etmemesi, temyiz dışı sanık ...'ın suça konu makinaları sanığın ve diğer sanık ...'nın kendisine sattığı yönünde kovuşturma aşamasındaki beyanı yine temyiz dışı sanık ...'ın soruşturma aşamasındaki makinaları diğer sanıklar ile çaldıktan sonra ...'a satmalarına sanık ...'ın aracılık ettiğine ilişkin 16.05.2002 tarihli ifadesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleminin, aksi ispat edilemeyen savunmasına göre 765 sayılı TCK'nın 512. maddesinde düzenlenen hırsızlık malını satın almak veya saklamak suçunu oluşturduğu anlaşılmakla ayrıca sanık hakkında mala zarar verme suçundan verilen cezanın karar tarihi itibari ile miktarı itibariyle kesin olduğu anlaşılmış ise de; sanığa atılı suçun 01.06.2005 tarihinden önce işlenmiş olması, sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nın 512. maddesinde düzenlenen “hırsızlık malını satın almak veya saklamak” suçunu oluşturması karşısında hükümden önce yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 7 ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri gözetildiğinde, 765 sayılı TCK'nın zamanaşımı süreleri ile ilgili hükümlerinin sanık lehine olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 151. maddesi uyarınca mala zarar verme suçundan verilen kararın da temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede,
Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 512/1. maddesindeki hırsızlık malını bilerek kabul etmek suçu için öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 maddesinde belirtilen beş yıllık zamanaşımının sanık hakkında tevkif müzekkeresinin düzenlendiği 18.07.2002 tarihi ile sanığın sorgusunun yapıldığı yapıldığı 09.04.2010 tarihleri arasında gerçekleştiği gözetilerek davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken suç vasfının hatalı değerlendirilmesiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8.maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 21/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy