Tebliğname No : 2 - 2012/149132
MAHKEMESİ : Tuzla 2.. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/12/2011
NUMARASI : 2009/2233 (E) ve 2011/950 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142.maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 493/1.maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın mağdura ait eve geceleyin sayılan zaman dilimi içerisinde muhkem olduğu anlaşılan pimapen pencereyi zorlayıp zarar vermek suretiyle girerek gerçekleştirdiği eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-b, 143. maddesinde belirtilen hırsızlık suçu yanında, aynı Kanunun 116/4. maddesinde düzenlenen geceleyin konut dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçlarını da oluşturacağı, ancak; 5560 sayılı Yasanın 6. maddesi ile 5237 Sayılı TCK.nun 142. maddesine eklenen 4. fıkranın yürürlük tarihi olan 06.12.2006 gününden önce işlenen mala zarar vermek suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete tabi olup, eylemin mağdurunun 13.05.2010 tarihli oturumda sanık hakkında şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında mala zarar vermek suçundan hükümlülük kararı verilemeyeceği ve suç tarihi itibariyle konut dokunulmazlığını bozmak suçunun uzlaşma kapsamında olduğu da gözetilerek 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılıp sonucuna göre, uzlaşmanın sağlanması halinde, 765 sayılı TCK.nun sırasıyla 493/1, 59/1 maddeleri ve 5237 sayılı TCK.nun sırasıyla 142/1-b, 143/1, 62/1 maddeleri uyarınca, uzlaşmanın sağlanamaması halinde ise 765 sayılı TCK.nun sırasıyla 493/1, 59/1 ve 5237 sayılı TCK.nun sırasıyla 142/1-b, 143/1, 62/1, 116/4, 62/1. maddeleri uyarınca uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, bu şekilde karşılaştırma yapılmadan 765 sayılı TCK. hükümlerinin lehe olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.