Tebliğname No : 2 - 2012/158675
MAHKEMESİ : Tuzla 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/01/2012
NUMARASI : 2010/508 (E) ve 2012/23 (K)
SUÇLAR : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozmak, mala zarar vermek
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Katılanın suç tarihinde 21.00 sıralarında kilitleyerek iş yerinden ayrıldığını, sabah 07.30 sıralarında iş yerine döndüğünde kepenk kilitlerinin kırılarak iş yerinden hırsızlık suçunun gerçekleştiğinin farkına vardığını ifade etmesi, sanığın yüklenen suçlamayı kabul etmeyen savunması karşısında, suçun işlendiği zaman diliminin tam olarak tespit olunamadığı gözetilmeden suç tarihinde güneşin doğuş saatleri de nazara alındığında suçun sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan TCK.nun 116/2. maddesi yerine suçun geceleyin işlendiği kabul olunarak aynı Yasa'nın 116/4. maddesi uyarınca hüküm kurulması ve hırsızlık suçundan hüküm kurulurken suçun gece işlendiği gerekçesiyle TCK.nun 143. maddesi ile cezanın arttırılması,
2- Adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan ve TCK.nun 51/1 madde ve (a) bendine göre, iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından tayin olunan cezasının ertelenmesine yasal engel bulunmayan sanık hakkında ertelemeye yer olmadığına karar verilirken; “sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını” irdeleyen gerekçe gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanığın atılı suçu işleyiş şekline, özelliğine ve dosya içeriğine binaen....” şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçlarından tayin olunan cezaların ertelenmemesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı nazara alınarak, adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu anlaşılan sanığın “kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat” ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “ sanığın atılı suçu işleyiş şekline, özelliğine ve dosya içeriğine binaen.....” şeklindeki yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy