Tebliğname No : 6 - 2011/388110
MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/07/2010
NUMARASI : 2009/1188 (E) ve 2010/492 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tebligat işlemlerinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre yapılacak tebligatların geçerlilik koşulları, o tarihte yürürlükte olan Tebligat Tüzüğü'nün 28.maddesinde gösterilmiş olup, anılan maddeye göre "adreste bulunmama sebeplerini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, zabıta amir ve memurları ile ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri ve muhtardan tahkik edilerek beyanlarının tebliğ tutanağına yazılıp altının imzalatılması, imzadan kaçınma halinde de bu durumun yazılarak imzalanması" gerekmektedir.
Somut olayda sanığa gönderilen gerekçeli kararın Kanun'un 21. maddesine göre tebliğine ilişkin tebligat parçasında “muhatabın tevziat saatlerinde adreste bulunmadığı, Daire 2 ve 3’ün sözlü beyanına göre işte olduğu” belirtilmiş olmasına rağmen, beyanda bulunan komşusunun ismi belirtilmediği gibi imzası da alınmamıştır.
Tebligat Kanunu’nun 21 ve Tüzüğün 28.maddelerine uygun bir şekilde yapılmayan tebligat işlemi geçersiz olduğundan, sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek ve temyiz isteminin reddine dair 22.03.2011 tarihli ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
1-) 09.03.2009 tarihinde katılan F.. T..'nin evinin bahçesindeki mermer parçanın çalındığı, suçun failine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı gibi olayı gören bir tanığın da olmadığı, 10.03.2009 günü gece saat 01:00 sıralarında katılanın komşusu olan başka bir mağdura ait evin bahçesinden mermer çaldığı iddiasıyla sanığın yakalandığı, sanığın soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki ifadelerinde yakalandığı gün meydana gelen ve bu davanın konusu olmayan olay ile ilgili açıklamalarda bulunduğu, katılan F.. T..'ye yönelik hırsızlık suçu bakımından eylemi işlemediğini savunduğu anlaşılmakla; sanığın yüklenen suçu işlediğine ilişkin savunmasının aksini gösteren mahkumiyetine yetecek nitelikte, hukuka uygun, kuşkudan uzak, kesin kanıtlar bulunmadığı gibi oluşan kuşkunun da sanığın lehine yorumlanması gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçelere dayanılarak sanık hakkında hükümlülük kararı verilmesi,
2-)Kabule göre de, 5237 Sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının ( c ). bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 03.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy