Tebliğname No: 2 - 2012/155252
MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 06/10/1999
NUMARASI: 1999/155 (E) ve 1999/853 (K)
SUÇ: Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükümlü hakkında Karşıyaka C. Başsavcılığının 16.03.2006 tarihli “01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın uygulanıp uygulanmayacağına” ilişkin talebi üzerine verilen karar infaza ilişkin olmadığından tebliğnamedeki düşünceye katılınmayarak ve duruşma açılarak verilmesi gereken kararın duruşma açılmadan evrak üzerinden verilmesi temyiz kabiliyetini ortadan kaldırmayacağından hükmün temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/1. maddesine göre, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak TCK’nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde,duruşma yapılmaksızın da karar verilebilir. Aynı Kanunun 9/3. maddesine göre de, lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.
Bu düzenlemelerden ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162 esas, 2005/173 karar sayılı ilamından da anlaşılacağı üzere kesin yargı haline gelmiş bir hükümde değişiklik yapılması, önceki hükümde sabit kabul edilen olaya her iki yasanın tüm hükümleri birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirir. Sonraki yasa suçun yasal unsurlarını veya özel hallerini değiştiriyorsa veya cezanın teşdiden tayini sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim nedenlerinin değerlendirilmesi gerekiyorsa, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi ya da ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılması zorunlu ise, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekir.
Tüm bu hususlara göre,mahkemenin duruşma açarak delilleri tartışması, eylemi nitelendirdikten sonra lehe kanunun belirlemesi gerekirken, evrak üzerinde yaptığı inceleme sonucunda, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlünün temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 09/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.