Tebliğname No: 2 - 2012/166520
MAHKEMESİ : Nevşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 28/12/2011
NUMARASI: 2010/377 (E) ve 2011/501 (K)
SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs, Konut dokunulmazlığının ihlali, Mala zarar verme, Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanığın adli sicil kaydında yer alan, Adana 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 2001/1838 Esas - 2002/253 Karar sayılı, tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu anlaşılan sanık hakkında hükmolunan cezanın, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin 6. ve 7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mükerrirler hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Dosya içinde mevcut 09.06.2010 tarihli olay yeri inceleme tutanağında, mutfak PVC penceresinin tornavida ile zorlama izleri oluşturularak açıldığı, ancak bir zarardan bahsedilmediği gibi katılananın mutfak penceresine ve başka bir eşyasına zarar verilmediği şeklindeki beyanı karşısında mala zarar verme suçunun oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Tüm dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne göre, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun gece saat 21.30 sıralarında gerçekleştiğinin, suç tarihinde güneşin 20.09'de battığının ve gece vaktinin ise 21.09'da başladığının anlaşılması karşısında; eylemin 5237 sayılı TCK.nun 6/1-e maddesi gereğince gece vakti işlendiği ve aynı yasanın 116/4. maddesi ile mahkumiyet kurulması gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
4-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.05.2013 tarih ve 2013/280-250 sayılı, aynı tarih 2012/1536 esas ve 2013/251 karar sayılı ve 01.10.2013 tarih ve 2013/444-402 sayılı kararında da belirtildiği üzere 5560 sayılı yasa ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmış olan sanık hakkında, somut olgulara ve sanığın davranışlarına bağlı olarak değerlendirilme yapılarak, yasal gerekçe gösterilmek suretiyle birinci fıkraya göre doğrudan hapis cezasına hükmedilebileceği öngörülmüş olup, mahkemece sanık hakkında doğrudan hapis cezası verilirken, yasal ve yeterli gerekçe gösterilmemesi,
5-Kovuşturma sırasında vekille temsil olunan katılan lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın ve katılan vekilin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 15.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.