Tebliğname No : KYB - 2013/238208
MAHKEMESİ :İSTANBUL 11. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİH VE NO 27/06/2011-2011/105
SUÇ :Hırsızlık
Hırsızlık suçundan sanık Ş.. İ..'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1-son, 522, 59 ve 81/1. maddeleri gereğince 7 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair İSTANBUL 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/1998 tarihli ve 1997/533 esas, 1998/253 sayılı kararına müteakip, hükümlünün arşiv kaydının silinmesi talebinin kabulü ile adlî sicil arşiv kaydının silinmesine dair aynı Mahkemenin 27/06/2011 tarihli ve 2011/105 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 26/06/2013 gün ve 10677/41303 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08/07/2013 gün ve 238208 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesinin, suç tarihi itibarıyla aynı Kanun'un yürürlük tarihinden önceki kayıtların silinmesine ilişkin koşulları düzenlemiş olduğundan, adı geçenin mahkûmiyetine konu kaydın da bu kapsamda olduğu, dolayısıyla mülga 3682 sayılı Adlî Sicil Kanunu'nun 8. maddesinde belirtilen şartlar oluştuğunda, silinmesi mümkün suçlara ilişkin adlî sicil kayıtlarının mahkemelerce verilen silme kararlarına istinaden veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce oluşturulan komisyon tarafından adlî sicil kaydından çıkartıldığı, madde metinlerinde "affa uğramış olsalar bile" ibaresi bulunan, başta Anayasanın 76. maddesi ile özel kanunlarda (2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu'nun 11. maddesi, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesi, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 7. maddesi vb. gibi) sayılan suç ve cezaların ise 5352 sayılı Kanun'un 10. maddesine istinaden, istenildiğinde verilmek üzere arşiv kaydına alındığı, aynı Kanun'un 12. maddesinde sayılan şartlar dışında silinmesine yasal olanak bulunmadığı, bu bağlamda; adı geçenin silmeye konu suçunun Anayasanın 76. maddesinde sayılan suçlardan olması sebebiyle bahse konu kaydın mevzuat gereği adlî sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alındığı ve arşiv kaydının da silinmesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5352 sayılı Adli Sicil Kanununun Geçici 2.maddesinin 2.fıkrasında, 11.04.2012 günü yürürlüğe giren 6290 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile Anayasanın 76.maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkumiyetlerin, yasanın 12.maddesinin 1.fıkrasındaki koşulların oluşması halinde arşiv kaydından silinmesi olanaklı duruma gelmekle birlikte, anılan maddede öngörülen süreler dolmadığı gibi, kanun yararına bozma ile karar tarihinde yürürlükte bulunan gerek usul, gerekse maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi mümkün olup, ilgilinin arşiv kaydının silinmesi talebinde bulunduğu ve mahkemece silinmesine karar verildiği tarihte, Anayasa'nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olan hırsızlık suçuna ait mahkumiyet bilgilerinin adli sicil arşivinden silinmesine yasal olanak bulunmadığından kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, (İSTANBUL) 11.Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 27.06.2011 gün ve 2011/105 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 25.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy