MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adreste tebligatı düzenleyen 10.maddesinin 1.fıkrasına göre tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Kanunun 3.maddesi ile eklenen aynı maddenin 2.fıkrasına göre ise bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılır.
Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30/1.maddesine göre adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Aynı Yönetmeliğin 48.maddesinde “bu Yönetmelik hükümleri uyarınca kendisine tebligat yapılamayan, tebliğ memuru tarafından adresi tespit edilemeyen, adres kayıt sisteminde de yerleşim yeri adresi bulunmayan kişinin adresinin tespiti için tebligatı çıkaran merci tarafından adres araştırması yapılır.
Tebligatı çıkaran merci, muhatabın adresini öncelikle resmî veya özel kurum ve dairelerden, bunlardan sonuç alınamadığı takdirde kolluk vasıtasıyla araştırabilir ve tespit ettirebilir. Yapılan araştırmalara rağmen muhatabın adresinin tespit edilememesi halinde adres meçhul sayılır. Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır.” şeklinde hüküm bulunmaktadır.Somut olayda, sanık ...'in yokluğunda verilen kararın, sanığın sorgusu sırasında mahkemeye ev ve iş yeri adresi olarak bildirdiği “...” adresine gönderildiği, ancak “adresin sürekli kapalı olduğu, muhatabın ismen tanınmadığı” belirtilerek tebligat evrakının mahkemeye iade edildiği, bunun üzerine mahkemece yalnızca kolluk aracılığıyla sanığın adresinin araştırıldığı ve adresinin tespit edilememesi üzerine bu kez Tebligat Kanununun 29.maddesine göre ilanen tebligat yapılmış ise de; sanığın bilinen en son adresinde bulunamaması üzerine mahkemece adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresinin bulunup bulunmadığının araştırılması, böyle bir adresi de yoksa Yönetmeliğin 48.maddesinde belirtilen yöntemle adres araştırmasının yaptırılması ve sonucuna göre hareket edilmesi, adresin meçhul olduğunun anlaşılması durumunda ilanen tebligat yapılması gerekmektedir. Aksi halde Tebligat Kanununun 29.maddesine göre tebligat yapılması mümkün değildir. Yukarıda açıklanan esaslara uygun bir şekilde yapılmadığı anlaşılan tebligat işlemleri geçersizdir. Kararın öğrenilmesi üzerine 08/12/2011 tarihinde yapılan eski hale getirme talebi yerinde ve temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın konut dokunulmazlığını bozma suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediği kabul edildiği halde, 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 14/05/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy