Tebliğname No : 6 - 2013/236312
MAHKEMESİ : Manavgat 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/03/2010
NUMARASI : 2008/802 (E) ve 2010/185 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35.maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5237 sayılı TCK'nın 31.maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, bu yaş grubunda olan çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu alınması için yasal bir zorunluluk bulunmadığından, tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suça sürüklenen çocuğun, şikayetçinin iki otel arasındaki boşluğa bıraktığı motorsikletini çalması şeklinde gerçekleşen eyleminde, motorsikletin kilitlendiğine ilişkin delil bulunmaması karşısında; suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 141/1. maddesine uyduğu gözetilmeden, eylemin nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek aynı Yasanın 142/1-e maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Suça sürüklenen çocuğun, yaya olarak yakalandığında, çaldığı motorsikletin bulunduğu yeri göstererek, motorsikletin yakınana iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Yasanın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
II-Kabule göre de;
1-5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesi uyarınca belirlenen 2 yıl hapis cezasının aynı Yasanın 31/3 maddesi uyarınca 1/3 oranında indirilmesi sırasında hesap hatası sonucu 1 yıl 4 ay yerine 8 ay hapis cezasına hükmedilerek sonuç cezanın eksik belirlenmesi,
2-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106/4.maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-5237 sayılı TCK'nun 31/1. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, cezai sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet kararı kurulan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun'un 5/1-a maddesinde yazılı tedbire hükmedilmesi,
4-5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca, mahkemesince Baroya yazı yazılarak suça sürüklenen çocuğu savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.