MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yokluğunda verilen 22.02.2011 tarihli mahkumiyet kararının sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen temyiz edilmediğinden kesinleştiği ve daha sonra infaz işlemlerine başlandığı, sanığın 13.04.2012 tarihinde mahkemeye gönderdiği dilekçe ile kararın kendisine tebliğ edilmediğini, temyiz hakkının verilmesini istemesi üzerine Asliye Ceza Mahkemesinin 02.05.2012 tarihli ek kararı ile sanığın dilekçesinin eski hale getirme istemi niteliğinde olduğu kabul edilip, eski hale getirme talebinin reddine karar verildiği, sanığın 07.05.2012 tarihli dilekçesi ile Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere bu karara itiraz ettiği, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2012 tarihli ve 2012/467 değişik iş sayılı kararıyla sanığın itirazının reddedildiği anlaşılmakla;
Sanığın 13.04.2012 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme isteminde bulunmayıp, dilekçe içeriğinden hakkındaki mahkumiyet hükmünü temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında, mahkemece temyiz istemi ile ilgili bir karar verilmesi gerekirken, talep edilmediği halde eski hale getirmenin reddine dair verilen 02.05.2012 tarihli ek karar ile ... 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2012 tarihli ve 2012/467 değişik iş sayılı kararının hukuken geçersiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yokluğunda verilip 23.03.2011 tarihinde usulüne uygun olarak bizzat kendisine tebliğ edilen kararı, 1412 sayılı CMUK'nın 310. maddesinde öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 13.04.2012 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteğinin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
II-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık ...’ın yokluğunda verilen kararın, 29.04.2011 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, sanık tarafından 05.05.2011 tarihinde hükmün temyiz edildiği, 6217 sayılı Yasa'nın 13. maddesi uyarınca, tebliğden itibaren 7 gün içinde temyiz harcını dosyaya yatırmadığı takdirde temyiz başvurusunun işleme alınmayacağına ilişkin ihtar yazısının 19.07.2011 günü sanığa tebliğ edildiği, sanığın süresi içinde temyiz harcını yatırmadığı, bu nedenle de mahkemece 19.09.2011 tarihli ek karar ile sanığın temyiz talebinin reddine karar verildiği, Dairemizin 05/06/2013 tarihli iade kararı üzerine, ek kararın sanığa 05/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği ancak sanığın ek karara yönelik temyiz isteminde bulunmadığı anlaşılmakla dosyanın bu sanık yönünden incelenmeksizin mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE;
III-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık ...’nın yokluğunda verilen kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/1. maddesi uyarınca sanığın bilinen en son adresinde tebliğ edilmesi gerekirken, sorgusu sırasında mahkemeye bildirdiği adrese hiçbir tebligat yapılmadan soruşturma sırasında bildirdiği adrese ve MERNİS adresine yapılan tebligatların usulsüz olduğu, sanık müdafiinin hükmü öğrenmesi üzerine 12.03.2012 tarihinde yaptığı temyiz başvurusunun süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
A-Sanık ... hakkında, mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delilere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkında, hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Katılanın 06.08.2009 günü saat 18:00 sıralarında işyerini kapatıp evine gittiğini, ertesi gün saat 08:30 sıralarında işyerine geldiğinde hırsızlık yapılmış olduğunu fark ettiğini beyan etmesi, sanık ...'ın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği ve sanık ...’nın ifadelerinde hırsızlık suçunun hangi saatte yapıldığına ilişkin herhangi bir bilginin bulunmadığının anlaşılması karşısında, eylemin geceleyin gerçekleştirildiğine ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, katılanın işyerine girip hırsızlık yaptığını kabul eden sanık ...’a eylemi gerçekleştirdiği zaman dilimi sorulup tespit edilmeden, eksik araştırmaya ve yetersiz gerekçeye dayanılarak 5237 sayılı TCK'nın 116/4 ve 143. maddelerinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, 04/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy