MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlığa teşebbüs
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
6217 sayılı Yasanın 13. maddesi, ile 4902 sayılı Harçlar Yasasının (1) sayılı Tarifesinin “Mahkeme Harçları” bölümünün, “IV.Temyiz, istinaf ve itiraz harçları” kısmının, tüm fıkralarıyla değiştirilip, b fıkrası ile Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularından da harç alınması hükme bağlanmış ve Anayasa Mahkemesinin 20.10.2011 gün ve 2011/54-142 sayılı kararı ile bu hüküm iptal edilerek kararı Resmi Gazetede yayımlandığı 28.12.2011 tarihinden altı ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmişse de Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Adil Yargılanma Hakkı kapsamında değerlendiği, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden birisi olan, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeleri ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiği gözetilerek, 31.05.2012 tarihli dilekçe ile temyiz harcını ödeyecek ekonomik gücü olmadığını bildiren sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanığın çaldığı eşyaları bisikletine yükleyip olay yerinden yaklaşık bir kilometre uzaklaştıktan sonra devriye görevi yapan güvenlik görevlilerinin şüphelenmesi üzerine yakalanması karşısında, hırsızlık eylemi tamamlandığı halde, eksik teşebbüs aşamasında kaldığı gerekçesi ile eksik ceza belirlenmesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 21.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy