MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmmazlığını bozma suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Sanıklar ... ve ...'nun daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum oldukları anlaşıldığından,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, CMK’nın 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle,sanıklar ... ve ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
İşyeri dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi nedeniyle sanıklara verilen cezanın TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,...Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13.05.2004 tarih,147-467 sayılı ilamı uyarınca mükerrir olan sanık ... hakkında ve ....Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18.04.2006 tarih,1159-307 sayılı ilamı uyarınca mükerrir olan sanık ... hakkırda TCK'nın 58.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığı için bozma nedeni yapılmamış, TCK'nın 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçdan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında kararda gösterilmeyen hak yoksunluğunun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Sanık ... hakkında hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
TCK'nın 53/1. maddesine göre anılan madde ve fıkrada belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmanın kasten işlenmiş bir suçdan dolayı verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olması karşısında kararda gösterilmeyen hak yoksunluğunun infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüş, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık ...'un diğer sanıklar ... ve ... ile suç işleme konusunda verdikleri karar ve iş bölümü doğrultusunda eyleme gözcü olarak doğrudan katıldığı ve mahkemece de sanığın eylemi ile oluşun bu şekilde kabul edildiği halde, eylemine uyan TCK'nın 37.maddesinin 2.fıkrası yerine aynı Kanunun 39.maddesi ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmeyen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamı bulunan ve kayden sabıkası bulunmayan sanık hakkında,kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan bu nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine,15/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.