MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın adli sicil kaydına konu ve tekerrüre esas olan en ağır cezaya ilişkin... Sulh Ceza Mahkemesinin 03/12/2009 gün, 2007/1860 Esas - 2009/1380 Karar sayılı ve 25/01/2010 tarihinde kesinleşerek, 19/08/2010 tarihinde infaz edildiği anlaşılan 5 ay hapis cezasını içeren mahkumiyet kararı yerine, daha hafif cezayı içeren ...Asliye Ceza Mahkemesinin 21/04/2008 gün ve 2007/633 - 2008/146 sayılı 390 TL adli para cezasını içeren kararı tekerrüre esas alınarak sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve buna bağlı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu hususta karar verecek merci 5275 sayılı CGTİHK.nun 108.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5.fıkrası ile tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde koşullu salıvermeye ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu nedenle denetimli serbestlik tedbirinin süresinin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca belirlenmesinin gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK.nun 58.maddesinin 7.fıkrası gereğince sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesiyle yetinilmesi gerekirken infazı kısıtlar biçimde sanık hakkında bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde belirtilen, velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları, bu itibarla yerinde görüldüğünden; hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasının sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümünden “takdiren 1 yıl süre ile” ibaresinin çıkartılmasına; sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/1-c maddesinde öngörülen velayet hakkından vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki yetkileri yönünden koşullu salıvermeye kadar uygulanmasına, karar verilmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 23/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy