Tebliğname No : 2 - 2012/216861
MAHKEMESİ : Kaş Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 31/05/2012
NUMARASI : 2012/117 (E) ve 2012/569 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
1-)5237 sayılı TCK'nın 32/2.maddesine göre; kişi hakkında cezaya hükmetmekle birlikte cezadan altıda birden fazla olmamak üzere indirim yapma hususunda mahkemenin takdir yetkisi bulunmaktadır. Belirlenen sonuç cezanın, infaz kurumu yerine süresi aynı olmak koşuluyla kısmen veya tamamen akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri olarak uygulanmasına karar verme konusunda da hakimin takdir hakkı vardır. Böylece cezanın infazını belirlemede hakime bir taktir yetkisi verilmiştir. Ancak kişi hakkında hapis cezasına hükmedilip bu cezanın akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine göre infazına karar verildiğinde, güvenlik tedbiri uygulanacak süre, hükmedilen hapis cezasından fazla olamayacaktır.
Somut olayda “belirlenen hapis cezalarının süresi ile aynı olmak koşuluyla sanığın akıl hastalarına özgü yüksek güvenlikli sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınmasına, cezasının bu suretle infazına” karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken ayrıca "yerleştirileceği kurumun sağlık kurulunca düzenlenecek raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığının veya önemli ölçüde azaldığının belirtilmesi halinde sanığın mahkeme kararıyla serbest bırakılabileceğine, sağlık kurulu raporunda güvenlik bakımından sanığın takibinin gerekip gerekmediği, gerekiyor ise bunun süre ve aralıklarının belirtilmesine” karar verilmek suretiyle 5237 sayılı TCK'nın 32/2 ve 57/6.maddelerine aykırı davranılması,
2-)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 esas, 2009/13 karar sayılı kararında kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere göre konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan doğan maddi bir zararın belirlenemediği, daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti olmayan, hükmolunan cezanın türü ve süresi itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.