Tebliğname No : 2 - 2012/236801
MAHKEMESİ : Sakarya Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/04/2012
NUMARASI : 2010/19 (E) ve 2012/178 (K)
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-) Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, konut dokunulmazlığını bozmak suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı, hırsızlık suçu yönünden ise bir zararın bulunmadığı gözetilmeden, adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasız olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuklar hakkında yargılama sürecindeki davranışları ve pişmanlığı gözetilerek TCK.nun 62. maddesi uygulandığı halde, 5271 sayılı CYY.nın 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden “Bu suçtan çocuklara verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın mecburen de olsa seçenek yaptırımlara çevrilmesi sebebi ile CMK 'nun 231/7 maddesindeki düzenleme dikkate alınarak haklarındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal imkan bulunmadığına,” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-) Gerekçeli karar başlığında ve gerekçeli karar bölümünde suça sürüklenen çocukların katılana yönelik eyleminin konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturduğunun kabul edilmesine rağmen gerekçeli kararın hüküm bölümünde suça sürüklenen çocukların katılana yönelik eyleminin 5237 sayılı TCK nun 116/2. maddesi olarak gösterilmesi
3-) Konut dokunulmazlığını bozma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi nedeniyle, suça sürüklenen çocuklar hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK.nın 119/1-c maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-) 5237 sayılı TCK.nun 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106/4. maddesinde “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK.nun 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK.nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde, diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
5-) CMK'nın 150/2. maddesi uyarınca, suça sürüklenen çocukları savunmak üzere bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle, zorunlu müdafii için ödenen avukatlık ücretinin, dosyadaki bilgilerden mali olanaklardan yoksun olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı şekilde yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA,5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine 12.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy