Tebliğname No : 2 - 2012/228686
MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 02/06/2009
NUMARASI : 2006/725 (E) ve 2009/475 (K)
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-) Açıklanması geri bırakılan hükmün, açıklanması için 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin 1.fıkrası uyarınca duruşma açılarak ve oluşan yeni durum karşısında, duruşma açıldığından ve yargılamaya devam olunduğundan sanık ile varsa katılan haberdar edilip, hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinin ya da denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yasal ve geçerli bir mazereti bulunmadığı halde yerine getirmediğinin yapılan duruşma sonunda tespiti halinde, 5271 sayılı CMK'nın 231.maddesinin 11.fıkrası gereğince hüküm ilk şekliyle açıklanır. Bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda,mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir. Bu iki koşuldan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle 5560 sayılı Yasanın 23.maddesi ile CMK'nın 231. maddesine eklenen 7.fıkra gereğince uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere, önceki hükümde bir değişiklik yapılamayacaktır. Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar ise temyiz ya da kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay’ca yapılacak inceleme sonucunda giderilebilecektir.
Ancak; hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği halde yalnızca kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirememiş olabilir. Bu durumda ise mahkeme; hükmün açıklanması amacıyla yapılan duruşma sonucunda denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın, söz konusu yükümlülüğü yerine getirememe nedeniyle ilgili durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine, ya da koşulların varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurabilir. Ancak hiçbir durumda mahkemece, sübut ve nitelendirmeye ilişkin önceki uygulamadan farklı bir uygulama yapılması olanaklı değildir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkındaki geri bırakılan hükmün aynen açıklanması gerekirken, önceki hükümde yapılan hesap hatalarının düzeltilmeye çalışılması fakat bu sefer de TCK'nın 62.maddesi uyarınca 1/8 oranında indirim yapılırken 1 yıl 9 ay yerine 1 yıl 8 ay hapis cezasına hükmolunması, sonuç olarak önceki hükümden farklı uygulamalar yapılmak suretiyle 5271 sayılı CMK'nın 231/11.maddesine aykırı davranılması,
2-) 19.12.2006 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun'un 45. ve 41.maddeleri ile TCK’nın 73/8.maddesi yürürlükten kaldırılıp 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 24.maddesinde değişiklikler yapılarak uzlaşmaya ilişkin hükümler yeniden düzenlenmiş ise de; suç tarihinde yürürlükte bulunan 5395 sayılı Kanun'un 24/2.maddesi uyarınca onbeş yaşını doldurmayan çocuklar bakımından alt sınırı üç yılı aşmayan hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda uzlaşmanın uygulanması yasal bir zorunluluk olduğu gözetilerek, uzlaşmaya ilişkin hükümlerin uygulanma olanağının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuğa ve mağdura yöntemine uygun bir şekilde uzlaşma teklifinde bulunulmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy