MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk aşamalarda alınan savunmasında, suça konu telefonu ekip otosunun koltuğuna sakladığını ve sonrasında çıkartıp iade ettiğini belirtmiş ise de; 07.09.2008 tarihli kolluk görevlileri tarafından tutulan olay yakalama ve teslim tutanağında, olaydan sonra yakalanan ...'nun, görevlilere olayı yapan kişinin ... isimli şahıs olduğunu ve çalmış olduğu ... marka cep telefonunu kendisine verdiğini beyan ettiğinin belirtildiği, yine söz konusu tutanakta cep telefonunu iade eden kişinin adı belirtilmeden çalınan cep telefonu sorulduğunda ekip otosunun koltuğunun altından cep telefonunu çıkartarak teslim ettiğinin belirtildiği, aynı gün tarihli olay yeri inceleme raporunda da ekip otosu içerisinde bulunan ve sanıklarla ilişkisi olmayan ...'nun arka koltuğun altında bir adet ... marka cep telefonunu çıkartarak görevlilere verdiğinin belirtilmesi ve o anı görüntüleyen kolluk görevlilerince alınan kamera kaydı karşısında; suça sürüklenen çocuk tarafından pişmanlık duyularak gerçekleştirilen kısmi bir iade söz konusu olmadığı, suça konu telefonun ... tarafından iade edildiği ve mağdurun çalınan parasından dolayı hala karşılanması gereken zararının bulunduğu anlaşılmakla tebliğnamenin bozma düşüncesine katılınmamış; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getirmeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulların varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir" hükmü uyarınca, denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün
açıklanması ile yetinilmesi gerekirken farklı uygulama yapılmak suretiyle suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanan cezanın ertelenmesine karar verilmesi, karşı temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamış; gerekçeli karar başlığında suç saatinin, suç yerinin, suça sürüklenen çocuğun tutuklulukta geçirdiği sürelerin
ve mağdurun kimlik bilgilerinin gösterilmemesi mahallinde eklenmesi mümkün bir eksiklik olarak görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delilere, gerekçeye hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA, 28/10/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy