Tebliğname No : 2 - 2012/260907
MAHKEMESİ : Yunak(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/07/2012
NUMARASI : 2012/33 (E) ve 2012/107 (K)
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesine göre, etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlardan olması nedeniyle sanıklara atılı bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla hırsızlık suçunun, suç tarihi itibariyle uzlaşmaya tabi olmadığından; yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2012/6-1142 E, 2013/17 K. sayılı ve 22.01.2013 tarihli kararında da belirtildiği gibi konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, anılan suç uzlaşma hükümleri kapsamından çıkmış olacağından; bununla birlikte 5271 sayılı CMK'nın 253/3. maddesine göre uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmayacağından tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesine katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sanıklar hakkında, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilirken, 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinde sayılan nesnel (objektif) ve öznel koşulların değerlendirilip buna ilişkin gerekçelerin gösterilmesi gerektiği, sanıkların adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyetlerinin bulunmadığı, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK'nın 231/6-a maddesinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, suça konu eşyaların 13/02/2012 tarihli yediemin tutanağı ile tespitleri yapılarak sanık Abdurrahman'a yediemin olarak teslim edildiğinin anlaşılması karşısında, suça konu eşyaların akıbetleri araştırılıp katılanın zararın oluşup oluşmadığı buna göre değerlendirilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “şikayetçinin zararlarını karşılamamış oldukları” biçimindeki yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıklara verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun da zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı ve sanıkların adli sicil kaydına göre sabıkasız oldukları gözetilmeden, sanıkların kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “şikayetçinin zararlarını karşılamamış oldukları” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, işyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan yeni hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 09/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.