Tebliğname No : 2 - 2012/161251
MAHKEMESİ : Üsküdar 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/04/2012
NUMARASI : 2012/35 (E) ve 2012/393 (K)
SUÇLAR : Hırsızlığa teşebbüs, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK.nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı ve sanıkların üzerine atılı hırsızlık suçunun ise teşebbüs aşamasında kaldığı oluşa uygun olarak kabul edildiği halde, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve sanıkların konut dokunulmazlığını bozma suçunu birden fazla kişiyle birlikte işlediklerinin tespit edilmesi karşısında 5237 sayılı TCK.nun 119/1-c maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya içeriğine göre temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Olay günü müştekiye ait evin giriş demir kapısının asma kilidinin kırıldığı ve mutfak ahşap penceresinin dış demir korkuluğu eğilerek içeriye girilip hırsızlığa teşebbüste bulunulduğu, sanıklar Hüseyin ve Mustafa'nın soruşturma ve kovuşturma evrelerinde suçlamaları kabul ettikleri, sanık Sinan'ın eylem sırasında yanlarında olmadığını beyan ettikleri, tanık Şaban'ın soruşturma evresinde sanıklardan 3'ünü de teşhis etmesine rağmen, kovuşturma evresinde kesin olarak teşhis yapamadığını belirtmesi karşısında, sanık Sinan'ın üzerine atılı suçu işlediğine dair oluşa, dosya kapsamı ve içeriğine göre mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı deliller bulunmamasına rağmen, beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
2- Sanıklar hakkında teşdiden ceza verilmesini gerektiren nedenlerin neler olduğu kararda açıkça gösterilmeksizin “sanıkların daha önce sabıkalı oluşları” şeklinde yasal olmayan gerekçeyle temel cezanın teşdiden belirlenmesi suretiyle TCK'nın 61. maddesine aykırı davranılması,
3- Kovuşturma evresinde müştekinin sanıkların yakınlarının zararını giderdiğini belirtmesi karşısında mala zarar verme suçundan dolayı sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168.maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu, müştekinin atılı hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından doğan herhangi bir zararının bulunmadığı,konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli suçlardan olmadığı, sanık Mustafa'nın kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin de bulunmadığının anlaşılması karşısında; kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “ daha önce kasıtlı suçtan mahkum olması ve suç nedeniyle meydana gelen zararın tamamen giderilmemesi ” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Sinan müdafiinin, sanıklar Mustafa ve Hüseyin'in temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy