Tebliğname No : 11 - 2013/172126
MAHKEMESİ : Güroymak Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 21/03/2008
NUMARASI : 2008/25 (E) ve 2008/38 (K)
SUÇ : Mühür bozma, karşılıksız yararlanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK' nın 61. maddesinin 9. fıkrası uyarınca adli para cezasının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı o suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az olamayacağından sanık hakkında atılı suçtan temel ceza olarak belirlenen adli para cezasının hapis cezasının alt sınırının karşılığı olması nedeniyle tebliğnamenin bu konudaki bozma düşüncesine katılınmamış, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)Tutanak öncesi ve sonrasına ait bir yıllık tüketim belgeleri getirtilip, bilirkişiden tutanak öncesi ve sonrasına ait en az birer yılı kapsayan tüketim belgeleri esas alınmak suretiyle her iki dönem tüketimleri arasında bariz fark bulunup bulunmadığı ve tüketimlerin kurulu güçle uyumlu olup olmadığı hususunda ek rapor alınarak sanığın hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik incelemeyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi,
2)Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/ 11-250 2009/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı, olayda katılan kurumun tazminat istemi bulunmadığı gibi dosyaya yansıyan maddi bir zararın da belirlenemediği ve sanığın sabıkasının da bulunmadığı gözetilerek; 5271 sayılı CMK’ nın 231. maddesinin 6. fıkrasının ( b ) bendi uyarınca, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda oluşacak kanaate göre hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılamayacağına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden; “... mağdur kurumun uğradığı zararı tazmin suretiyle gidermediği ...” şeklinde, yasal olmayan, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında aynı kanunun 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA 17/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.