Tebliğname No : KD - 2012/77785
MAHKEMESİ :Akseki Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO :03/01/2012 -2011/101 E - 2012/2 K
SUÇ :Hırsızlık
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk E.. S.. hakkında Akseki Asliye Ceza Mahkemesinin 03/01/2012 tarih ve 2011/101 E - 2012/2 K sayılı kararının, suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda; 22/01/2014 gün, 2013/9475 Esas, 2014/1366 Karar sayılı ilam ile suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün bozulmasına karar verilip, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, sanığın eyleminin TCY.nın 146/1.maddesi kapsamında kullanma hırsızlığının unsurlarını içermemesine rağmen indirim hükmünün uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmayarak sadece eleştirilip hükmün bir başka nedenden dolayı bozulmasına karar verilmesi doğru bulunmadığından eksik ceza tayinine yönelik sanık aleyhine temyiz bulunmadığının anlaşılması nedeniyle ceza miktarındaki kazanılmış hak saklı tutularak eleştiri konusu yapılan hükmün de bozulmasına karar verilmesi istemine yönelik 21/02/2014 gün, 2012/77785 sayılı itirazı üzerine, dosya dairemize gönderilmekle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308.maddesinin, 6352 Sayılı Yasanın 99.maddesi ile eklenen 3.fıkrası uyarınca yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün bozulmasına ilişkin dairemiz ilamının kaldırılarak, hükmün ceza miktarındaki kazanılmış hak saklı tutularak eleştiri konusu yapılan hükmün de bozulmasına karar verilmesi yönündeki Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
Dairemizin 22/01/2014 gün, 2013/9475 E, 2014/1366 K. sayılı ilamının KALDIRILMASINA karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Kullanma hırsızlığı suçunun oluşabilmesi için geçici yararlanma amacıyla alınan aracın kısa bir süre kullanıldıktan sonra sahibine geri verilmesi veya kolaylıkla bulunabileceği bir yere bırakılması, henüz bırakılmamış ise geri verilmek üzere alındığının açıkça anlaşılması ve iade amacının araç alınırken mevcut olması gerektiği, dava konusu olayda ise; oluşa ve dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuk Enes ile arkadaşının olay günü gece sayılan zaman diliminde saat 24:00-01:00 sıralarında birlikte gezerken olay yerinde park halinde ve kontak anahtarı üzerinde bulunan Bademli Belediyesine ait minibüse bindikleri sırada, belediyenin hemen yanında sağlık ocağı lojmanında kalan tanık M.A. tesadüfen balkona çıktığında minibüsün park lambalarını yanar vaziyette ve ardından hareket ettiğini görmesi üzerine belediyede çalışan M.S.aradığı, birlikte kendi araçları ile sanıkları takip etmeye başladıkları, 1 km sonra aracı kullanan suça sürüklenen çocuğun belediye işçilerinin kendilerini takip ettiklerini görmesi nedeniyle aracın yönünü yeniden belde merkezine doğru çevirerek aracı durdurması üzerine yakalanmaları şeklinde gelişen olayda; suça sürüklenen çocuk hernekadar “yapmış olduğu telefon görüşmesi sonucu sinirlenerek bulduğu kırık bir cam parçası ile kolunu kesince kan akmaya başladığını, bunun üzerine doktora gidebilmek için aracı aldıklarını" savunmuş ise de, tanıklar M. A. ve M.S. bu hususu doğrulamadıklarının anlaşılması karşısında; kullanma hırsızlığının unsurlarının bulunmadığı gözetilmeden, hükmolunan cezadan TCK'nın 146/1. maddesiyle indirim yapılması,
2- Yukarıda açıklanan oluşa ve dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun kesintisiz takip sonucu yakalandığının kabulü ile eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilerek suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK'nın 35.maddesinin uygulanması gerektiği halde yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- 5275 Sayılı Yasanın 106/4. maddesi gereğince “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez” hükmü gözetilmeden, yaşı küçük sanığın adli para cezasını ödemediği takdirde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği şeklinde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesinin gözetilmesine, 02/04/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy