MAHKEMESİ : Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, talimat duruşmasında, mağdurun zararını karşılamak istediğini belirtmesi karşısında, hırsızlık suçu nedeniyle oluşan zarar mağdurdan sorulmak suretiyle belirlenip sanığa ödenmesi gereken miktarla ilgili bir ödeme yeri gösterilip makul bir süre de
tanınıp sonucuna göre hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanığın 03/09/2012 tarihli talimat duruşmasında, hakkında lehine olan kanun hükümlerinin uygulanmasını istediği, TCK'nın 62. maddesinin sanığın lehine olduğunda kuşku bulunmadığı, bu bakımdan, sanığın talebi nedeniyle, söz konusu kanun maddesinin
uygulanıp uygulanmayacağına dair bir karar verilip maddenin uygulanmaması halinde gerekçelerinin kararda gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli bir suç olmadığı, suç tarihinde kayden sabıkasız olan sanık hakkında CMK'nın 231/6-b maddesinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, “ Sanığın daha önceden kasti suçtan mahkumiyeti bulunduğu(ndan)” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle konut dokunulmazlığını bozma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy