Tebliğname No: KYB - 2014/87286
Mahkemesi :DEVREKANİ Asliye Ceza Mahkemesi
Tarihi :22/04/2010
Numarası :2010/6 E- 2010/6 K
Suç :Nitelikli hırsızlık
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık N.. Ş..’ün, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/2-2, 522/1, 523, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 4. maddeleri uyarınca 1.660.932.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi gereğince ertelenmesine dair (DEVREKANİ) Asliye Ceza Mahkemesinin 07/11/2001 tarihli ve 2001/84 esas, 2001/123 sayılı kararına ilişkin arşiv kaydının silinmesine dair aynı Mahkemenin 22/04/2010 tarihli ve 2010/6 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25.02.2014 gün ve 2014/14409 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2014 gün ve 2014/87286 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrası uyarınca arşiv kaydının silinmesine karar verilmiş ve bu karara karşı yapılan itiraz da reddedilmiş ise de, anılan maddenin silme kararının verildiği tarih itibarıyla yürürlükte bulunmadığı, karar tarihinden önce 11/04/2012 tarihli ve 28261 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu ile Sporda Şiddet ve Düzensizliğini Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 12. maddesinin 1. fıkrası (b) bendi ile arşiv kayıtlarının silinmesi koşullarının yeniden düzenlendiği, kaldı ki yapılan değişiklikle arşiv kayıtlarının silinmesi işleminin Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yapılacağının hükme bağlandığı, öte yandan yürürlükte bulunmayan 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrası uyarınca “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın eylemlerinin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükümlerinin arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Hükümlünün, arşiv kaydında yer alan hırsızlık suçu, Anayasanın 76.maddesinde sayılan suçlardan olup, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun Geçici 2.maddesinin 2.fıkrasında 6290 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, Anayasanın 76.maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkumiyetlerin, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren yasanın 12.maddesinin 1.fıkrasındaki koşulların oluşması halinde silinmesi olanaklı hale gelmekle birlikte, anılan maddede öngörülen süreler dolmadığı gibi, bu tür suçlar yönünden adli sicil ve arşiv kayıtlarının silinmesinde, cezanın erteli olmasının da durumu değiştirmeyeceğine ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.04.2010 gün, 2010/6-46, 2010/93 sayılı kararı da dikkate alınarak yerel mahkemenin, erteli cezaya ilişkin mahkumiyetin, beş yıllık deneme süresinin geçmiş olması yönündeki gerekçesi de yerinde olmayıp, kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (DEVREKANİ) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen, 22.04.2010 gün ve 2010/6 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesinin 3.fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4.fıkra (a) bendi uyarınca sonraki işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, 14.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy