MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ... yönünden 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması sırasında aynı maddenin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile sanığın temyiz isteğinin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılanlar ... ve ...'a yönelik hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından ve katılan ...'a yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
Sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında katılan ...'a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın ve suça sürüklenen çocuğun katılan ...'ın işyerine girdikten sonra yan duvarı delerek katılanlar ... ve ...'ın işyerine girdikleri, katılan ... 'ın işyerinden aldıkları çantanın katılanlar ... ve ...'ın işyerinde bulunduğu, evrak çantasının karıştırıldığı ancak çalınacak bir sey bulunamadığından orada bırakıldığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden tamamlanmış suçtan hüküm kurularak fazla cezaya hükmedilmesi,
2- TCK'nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, suçun tamamlanmış olması halinde uygulanacağı, sanığın ve suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı katılan ...'a yönelik hırsızlık suçunun ise teşebbüs aşamasında kaldığının anlaşılması karşısında, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılamayacağının gözetilmemesi,
3- Kabule göre;
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle 18 yaşını tamamlamayan suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde, hapse çevrilemeyeceği ancak aynı maddenin 11. fıkrasına göre işlem yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1 maddesi yollamasıyla CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 09.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy