MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Mühür bozma
HÜKÜM: Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 07.02.2008 tarihli iddianame ile karşılıksız yararlanma suçundan eylemine uyan TCK'nın 142/1-f, 168.maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında müşteki kurum vekilinin 19.03.2008 tarihli dilekçeyle sadece karşılıksız yararlanma suçundan açılan kamu davasına katılma isteminde bulunduğu ve bu suç yönünden davaya katılmasına karar verildiği,mahkemenin mühür bozma suçundan açılmış bir kamu davası olmadığı halde sanığa TCK'nın 203.maddesinden ek savunma hakkı vererek 13.02.2009 tarih,135-40 sayılı kararı ile sanığın her iki suçtan da beraatine karar verdiği,müşteki vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 24.07.2012 tarihinde 6352 sayılı yasa uyarınca değerlendirme yapılması amacıyla dosyayı mahalline iade ettiği,mahkemenin 23.10.2012 tarihinde sanığın karşılıksız yararlanma suçundan beraatine karar verdiği ve bu kararın katılan vekilince temyizi üzerine Dairemizin 26.06.2013 tarihli kararı ile karşılıksız yararlanma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilerek dosyanın mahalline iade edilmesi üzerine mühür bozma suçu yönünden temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakta ise de;
Müşteki vekilinin 19.03.2008 tarihli katılma istemi içeren dilekçesinin sadece karşılıksız yararlanma suçundan açılan kamu davasına yönelik olduğu ve mühür bozma suçuna yönelik katılma talebinin bulunmadığı anlaşıldığından müşteki vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,15.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy