MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişikin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yüzüne karşı 12.02.2013 tarihinde verilen hükmü 1412 sayılı CMUK'nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 20.02.2013 tarihinde temyiz eden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişikin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamında suça sürüklenen çocuğa mala zarar verme suçundan doğrudan 1320 TL adli para cezası verildiği görülmekle; doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 50/3. maddesinde daha önce hapis cezası ile mahkum olmayan 18 yaşını doldurmamış çocukların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrileceği belirtilmiş, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106/4. maddesinde “çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde bu ceza hapse çevrilemez, bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Her ne kadar 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinde seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde tedbire çevrilen kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verileceği belirtilmiş ise de, yukarıda açıklanan düzenlemeler karşısında 5237 sayılı TCK'nın 50/6. maddesinin çocuklar yönünden uygulanamayacağı, hükmolunan seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde, diğer seçenek tedbirlerden birine veya adli para cezasına karar verilebileceği sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla kısa süreli hapis cezasından çevrilen seçenek tedbirin yerine getirilmemesi halinde hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceği ihtarı yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği” şeklindeki bölümün çıkartılmasına karar verilmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Katılanın soruşturma aşamasında kollukça alınan ifadesinde suç tarihinde saat 19.30 sıralarında evinden ayrıldığını ve saat 23.40 sıralarında evine döndüğünde hırsızlık yapıldığını fark ettiğini ifade etmesi ve suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında alınan ifadesinde atılı suçu sabah saatlerinde işlediğini savunması karşısında; UYAP üzerinden alınarak dosya içerisine konulan suç tarihinde Bursa ilinde güneşin doğuş ve batış saatlerini gösteren çizelgeye göre yaz saati uygulamasının olduğunun, güneşin suç tarihinde yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, saat 20.13'te battığının, buna göre gece sayılan zaman diliminin 5237 sayılı TCK'nın 6. maddesinin (e) bendi de gözetildiğinde, saat 21.13'ten itibaren başlayacağının anlaşılması karşısında; şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuk lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve hırsızlık suçunun gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesiyle artırılması,
2- 5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca; cezası ertelenen sanık hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresinin belirleneceği ve belirlenecek sürenin alt sınırının mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen suça sürüklenen çocuk hakkında denetim süresinin 1 yıl olarak belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.