MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10.maddesinde 11.01.2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun'un 3.maddesi ile yapılan değişiklik gereğince, gerekçeli kararın ilk önce sanık ...’un duruşmada savunması alınırken ikamet adresi olarak belirttiği adrese tebliği, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligatın yapılamaması halinde adres kayıt sisteminde bulunan adrese tebligat yapılması gerekirken, bunlar yapılmadan MERNİS adresine tebligat yapıldığı anlaşılmakla, tebligatın usulüne uygun olmaması nedeniyle sanığın öğrenme ile hükmü süresinde temyiz ettiği belirlenerek 11.06.2013 tarih ve 2012/700-2013/182 sayılı temyiz isteminin reddine dair ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede,
1-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan doğrudan hükmolunan adli para cezalarının miktar ve türüne göre, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 Sayılı Kanun'un 26.maddesi ile 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'a eklenen geçici 2.madde uyarınca hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından, sanıkların temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nın 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz itirazları üzerine yapılan incelemede, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 10/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.