MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, iş yeri dokunulmazlığını ihlal suç eşyasının satın almınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, suça sürüklenen çocuk ... hakkında mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde:
Suça sürüklenen çocuk ...'nın varlığından haberdar olduğu müdafiinin yüzünde verilen 31.01.2013 tarihli hükmü, müdafiin CMUK.nun 310/1. maddesinde öngörülen öngörülen yasal bir haftalık süreden sonra 11.02.2013 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında, mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal etme suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Yasanın 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. maddede, bölge adliye mahkemeleri Faaliyete geçinceye kadar ,hapis cezasından çevrilenler hariç olmak üzere,sonuç olarak belirlenen (üçbin Türk Lirası dahil) üçbin Türk Lirasına kadar adli para cezasına mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle, hüküm tarihi itibariyle temyizi mümkün olmadığından,
Suça sürüklenen çocuklar ... müdafiilerinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanunun 317. maddesi gereğince istem gibi; (REDDİNE),
II- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre, temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi (ONANMASINA),
III-) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- İddianame ile sanığın eylemi hırsızlık suçu olarak nitelendirilerek hakkında dava açılan durumlarda, iddianame içeriğine göre sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturmaması halinde, suç eşyasını satın almak veya kabul etmek suçu olarak değerlendirilebileceği hallerde ek savunma hakkı verilerek sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen suçtan dolayı hüküm kurulması gerektiği, ancak iddianame ile hiçbir tereddüte yer vermeyecek şekilde hırsızlık suçundan dava açılması halinde ise hırsızlık suçunun oluşmadığının kabulü halinde hırsızlık suçundan beraat kararı verilerek suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan suç duyurusunda bulunulması gerektiği gözetilerek; somut olayda, mağdurdan çalınan takım elbiseleri, hırsızlık suçunun faili olan suça sürüklenen çocuk ...'den çok düşük bir bedelle satın aldığını savunan suça sürüklenen çocuk ...'in savunmasının Kadir tarafından da doğrulanması karşısında, suça sürüklenen çocuk ...'in yüklenen hırsızlık suçunu işlediğine dair delil bulunmaması karşısında; eyleminin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturabileceği kanaatine varılmasında isabetsizlik görülmemişse de, dosyadaki iddianamenin sevk ve anlatımına göre suça sürüklenen çocuk hakkında açıkça hırsızlık suçundan dava açıldığı, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan açılmış bir kamu davası bulunmadığı ve 5271 sayılı CMK.nun 225/1. maddesi uyarınca hükmün konusunu ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiilin oluşturabileceği gözetilmeden, suç eşyasını satın alma veya kabul etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabule göre de;
Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu için 5237 sayılı TCK.nın 165/1.maddesininde "altı aydan üç yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adli para cezası" yaptırımlarının birlikte öngörüldüğü, kanunda hapisle birlikte öngörülen adli para cezasının gün sayısının alt sınırının gösterilmediği hallerde aynı Kanunun 52/1.maddesi gereğince alt sınırın beş gün olduğu; somut olayda "suçun işleniş şekli, suça sürüklenen çocuğun şahsi, sosyal ve ekonomik durumu ve kastın yoğunluğuna göre" hapis cezası kanun maddesinde gösterilen alt sınırdan belirlendiği halde, aynı gerekçeyle adli para cezasının, gün sayısının 5 gün yerine, 60 gün olarak belirlenmesi suretiyle TCK.nun 165/1 ve 52/1.maddelerine aykırı davranılması sonucu, fazla adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 30/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy