MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve yaralama suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının sanık hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyetine ilişkin... Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/06/2009 tarih 2009/1287 esas 2009/831 karar sayılı hükmünü temyiz etmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28/02/2013 tarihli, 2009/24062 E. 2013/3587 K. sayılı ilamıyla, temyiz talebinin hırsızlık suçuna yönelik olduğu kabul edilerek hırsızlık suçundan kurulan hükmün bozulmasına karar verilip dosyanın mahalline iade edildiği, bozma kararından sonra hırsızlık suçu yönünden yargılama yapılıp hüküm kurulması gerektiği halde hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve yaralama suçlarının her biri yönünden yeniden yargılama yapılıp hüküm kurulduğu, sanık tarafından kurulan hükümlerin temyiz edilmesi üzerine, hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildiği anlaşılmakla, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme ve yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden kurulan 05/06/2013 tarihli, 2013/236 E. ve 2013/422 K. sayılı mahkumiyet hükmünün hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, bu bakımdan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün olmadığından, sanığın konusu bulunmayan temyiz itirazının 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesinin yollaması ile CMUK'nın 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA 10.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy