MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyet hükmü kurulurken 26/09/2012 olan tutuklama tarihinin gerekçeli karar başlığında 04/10/2012 olarak hatalı yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, suça konu bilgisayarı ve cep telefonunu çaldıktan sonra olay yerinden ayrılıp tren istasyonuna gittiği sırada kuşku üzerine arama yapmak üzere durdurmak isteyen kolluk görevlilerini görüp kaçmaya çalışırken yakalandığının anlaşılması karşısında; hırsızlık suçunun tamamlandığı gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığın yakalandığında suça konu bilgisayarı ve cep telefonunu çaldığı yeri gösterdiği ve şikayetçiye iadesini sağladığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 26/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.