MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I- Sanık ...'ın temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığın yokluğunda verilen ve 10.12.2010 tarihinde tebliğ edilen hükme karşı, 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra, 29.01.2014 tarihinde yaptığı temyiz isteminin, aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II- Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemine gelince;
5271 sayılı CMK'nın 42. maddesi uyarınca eski hale getirme isteğini inceleme yetkisi, bu taleple birlikte temyiz itirazı da yapılmış olduğundan Yargıtay ilgili ceza dairesine ait olup, bu konuda mahkemece verilen 12.09.2010 tarihli ek kararın hukuki geçerlilikten yoksun olduğu ve sanığın yokluğunda verilen hükmün adresinde annesinin imzasına tebliğ edildiği 27.12.2010 tarihinde askerde olduğu anlaşılmakla; eski hale getirme ve temyiz isteminin kabulüne karar verilerek;
1)- Sanık ... hakkında hırsızlık kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, ancak; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümden 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine “sanığın 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde sayılan hakları kullanmaktan mahkûm olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2) Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a) Katılana ait park halindeki otomobilin kelebek camı kırılarak düz kontak yapmak suretiyle çalınması eyleminde, hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması, başka bir ifadeyle sanığın çalmak istediği malı bulunduğu yerden aldığı sırada zarar vermesi halinde korunan hukuki yararın tek olduğu gözetilmeden, mala zarar verme suçundan da cezalandırılmasına karar verilmesi,
b) Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun, kendi altsoyu açısından koşullu salıverme tarihine; kendi altsoyu dışındaki kişiler yönünden ise, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), bozmanın hakkında kurulan mahkumiyet hükmü kesinleşen sanık ...'a da sirayetine, 18/09/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy