MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama giderleri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte suça sürüklenen çocuktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmekle tebliğnamedeki bozma düşüncesi benimsenmemiş, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocuğun temyiz dilekçesine eklediği Mustafakemalpaşa Devlet Hastanesi tarafından 24/01/2013 tarihinde düzenlenen özürlü sağlık kurulu raporunda, suça sürüklenen çocukta % 50 oranında hafif derecede mental retardasyon bulunduğunun belirtilmesi nedeniyle, suça sürüklenen çocuğun yüklenen suçları işlediği sırada TCK'nın 32. maddesi kapsamında bir akıl hastası olup olmadığının araştırılmasında zorunluluk bulunması,
2- Kabule göre de, konut dokunulmazlığını bozma suçu yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda konut dokunulmazlığını bozma suçunun zarar doğurmaya elverişli bir suç olmadığı, kayden sabıkasız olan suça sürüklenen çocuk hakkında CMK’nın 231/6-b bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken “Yakınanın çalınan parası ve dizüstü bilgisayarı iade edilmediği gibi zararı da karşılanmadığından ” biçimindeki yasal ve dosya içeriğine uygun olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.