MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık ...'nun yokluğunda verilen 28/03/2013 tarihli mahkumiyet hükmünün, sanığın duruşmada bildirdiği bilinen son adresine tebliğe çıkartıldığı ancak belirtilen adreste ilgili sokağın bulunmaması nedeniyle tebliğ edilemeden iade edildiği, gerekçeli kararın sanığın mernis adresine 23.05.2013 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21/2 maddesi gereğince tebliğ edildiği ancak Tebligat Kanunu'nun 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesine aykırı olarak yapılan tebligatta; adresle ilgili bilgisi alınan kişilerin isimleri belirtilmeksizin “komşu/yönetici/kapıcı” denilerek kim olduğunun belirtilmemesi, yine adresle ilgili bilgi alınan kişinin imzası alınmadan, imzadan imtina etmiş ise bu durum açıklanmadan tebligatın yapılması nedeniyle söz konusu adrese 01/07/2013 tarihinde gerekçeli kararın tekrar tebliğ edildiği, UYAP üzerinden temin edilen taraf tutukluluk bilgilerine göre sanık ...'nun 21/06/2013 tarihinde cezaevinde olduğunun anlaşılması üzerine sanığın öğrendiği tarih esas alınmak suretiyle temyizin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, CMK'nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin sanıklardan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıklardan tahsili gereken yargılama giderinin yukarda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.