MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre eylemin geceleyin saat 00.30 sıralarında gerçekleştiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir. Ancak,
Tekerrüre esas alınan Sulh Ceza Mahkemesinin 05.04.2013 tarih ve 2012/1058-2013/422 sayılı ilamdaki cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gibi ilamdaki cezalardan hakaret suçundan doğrudan verilen 1740 TL adli para cezasının da karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olduğu da gözetilmeden ilamın tamamının tekerrüre esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
Sulh Ceza Mahkemesinin 05.04.2013 tarih ve 2012/1058 - 2013/422 sayılı karardaki tehdit suçundan 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1.cümle, 62 ve 52. maddeleri uyarınca hükmolunan 3000 TL adli para cezası esas alınarak sanık
hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy