MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi ve mala zarar verme suçundan kurulan hükümde, TCK'nın 62/1. maddesiyle uygulama yapılırken Kanun maddesi, “TCK 62” yerine “TCK 59” olarak yazılmış ise de, söz konusu yazım hatasının mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Müştekinin soruşturma aşamasındaki ifadesine göre, hırsızlık suçunun geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığa verilen cezada TCK'nın 143/1 maddesiyle arttırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi ve kolluk görevlileri tarafından düzenlenen tutanaklar ve müşteki beyanına göre, caminin eklentisi olan binaya zarar verildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 153/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden TCK'nın 151/1. maddesiyle hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, Konut dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın hırsızlık yapmak amacıyla girdiği binanın suç tarihinde konut olarak kullanılıp kullanılmadığı saptandıktan sonra, eylemin konut dokunulmazlığını bozma suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik kovuşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de,
a) Sanığa atılı konut dokunulmazlığını bozma suçunun suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamındaki suçlardan olduğu, sanığın uzlaşma teklifini kabul ettiği, müştekinin çalıştığı kurumun belli olmasına göre adresinin bu yönden tespit edilmesinin olanaklı bulunduğu gözetilmeden, CMK'nın 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemleri yapılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b- Müştekinin soruşturma aşamasındaki ifadesine göre, konut dokunulmazlığını bozma suçunun geceleyin işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanığın eyleminin TCK'nın 116/4 maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden TCK'nın 116/1. maddesiyle hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca yeni hüküm kurulurken bozma öncesi hükmolunan yaptırımın (cezanın) ve sonuçlarının ağırlaştırılamayacağı kuralının gözetilmesine, 09/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.