MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suç tarihinde 18 yaşını doldurmuş olan sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunun yargılaması sırasında zorunlu müdafiilik durumunun olmadığı ve mahkemesinde savunmasının alındığı duruşmada sanığa; müdafi seçme hakkının bulunduğu müdafii seçebilecek durumda değil ise kendisine müdafii görevlendirileceği ancak görevlendirilecek müdafiiye yapılacak ödemelerin yargılama giderlerinden sayılacağı ve mahkumiyeti halinde kendisinden tahsil edileceği hususunun açıklandığı ve sanığın da kabul ettiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki 2 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Müştekinin, sanığın teyzesi olduğu ve aynı konutta yaşadıkları, 10.06.2013 tarihli duruşmada şikayetinden vazgeçtiğini bildirdiği, TCK'nın 167/2. maddesi gereğince aynı konutta yaşayan yeğen hakkında hırsızlık suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğunun anlaşılması karşısında; sanıktan şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre, 5237 sayılı TCK'nın 73/4-6 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.02.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.