MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal, mala zarar
verme, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Suça sürüklenen çocuklar hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” veya “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar, sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz dilekçesinin bu suç yönünden itiraz dilekçesi olarak kabulü ile itirazla ilgili gerekli kararın mahallince yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE,
2- Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz isteminin CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
3- Suça sürüklenen çocuklar hakkında hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını ihlal, suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Şikayetçi ...'in sokağa park ettiği motosikletinin düz kontak yapılarak çalınması biçimindeki eylemin, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-e maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suça sürüklenen çocukların aynı Kanun'un 141/1. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK'nın 324/4. maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL'den az olduğu halde yargılama giderinin suça sürüklenen çocuklardan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte suça sürüklenen çocuklardan tahsili gereken yargılama giderinin yukarda açıklanan terkin miktarından az olması halinde Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 02.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.