(5237 S. K. m. 50, 66, 67, 142, 151) (5395 S. K. m. 35) (Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik m. 20)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçi ...'in sokağa kilitli bir şekilde park ettiği aracın kapısını tornavida ile açıp düz kontak yaparak çalan suça sürüklenen çocukların eyleminin TCK'nın 142/1.b maddesinde tanımlanan suçu oluşturmasına karşın aynı Kanun'un 142/1.e maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi, her iki fıkradaki cezaların aynı olması nedeniyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suça sürüklenen çocuklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümler ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında ayrıca hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suça sürüklenen çocukların müştekiye ait aracı çalmak isterken araca zarar verdiklerinin anlaşılması karşısında, kastının aracın mülkiyetine yönelik olduğu, aracın çalınması sırasında verilen zararların ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi, suça sürüklenen çocuk ... yönünden ise ayrıca TCK'nın 151/1. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık sürenin suçun işlendiği 31/12/2008 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunduğunun gözetilmesi zorunluluğu,
2-Suç tarihinde 12-15 yaş gurubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık suçuyla ilgili olarak Çocuk Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20/1-7. maddesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanun'un 35. maddesi uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işledikleri fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılmasının gerekli olduğu gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabule göre de;
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olup daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan suça sürüklenen çocuklar hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı TCKnın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 15.02.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy