(5237 S. K. m. 168)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bozma sonrası yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Karar: Kovuşturma aşamasında sanıklar hakkındaki şikayetini geri alan hırsızlık suçunun mağduru A. Ö.'ın 22.01.2009 tarihli oturumda sanıkların yakınları tarafından tüm zararının karşılandığını, bozma kararı sonrası yapılan 06.06.2013 günlü oturumda ise sanıklar ve yakınları ile helalleştiğini, bir talebinin bulunmadığını ifade etmesi karşısında, suçun diğer mağduru M. C.M.un da hırsızlık suçundan doğan zararının bulunmadığı nazara alınarak; mağdur A.Ö.'dan sanıklar ve yakınları tarafından hangi aşamada zararının giderildiğinin, sanık ve yakınları ile hangi aşamada helalleştikleri sorularak sonucuna göre etkin pişmanlık anlamına gelecek davranışlar sergileyen sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168. maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 23.09.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy