Tebliğname No : 6 - 2013/324887
MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/06/2013
NUMARASI : 2002/81 (E) ve 2004/30 (K)
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını ihlal
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2012/6-1142 E., 2013/17 K. sayılı ve 22.01.2013 tarihli kararında da belirtildiği gibi konut (işyeri) dokunulmazlığının ihlâli suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, anılan suçun uzlaşma hükümleri kapsamından çıkmış olacağının belirlenmesiyle yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-)5237 Sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 Sayılı Kanunun 9/3.maddeleri uyarınca lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.
5237 Sayılı TCK’nın 141 ve 142.maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 Sayılı TCK’nın 493/1- son. maddesinde yer alan suçun ögeleri farklıdır.
Hükümlü Kadem'in üç arkadaşıyla birlikte gece vakti yakınana ait işyerinin muhkem ve sağlam olan kapı kilitlerini kırarak içerideki bir kısım eşyaları götürdüğü, daha sonra şüphe üzerine kolluk görevlilerince yakalandığında, eşyaları aldığı yeri gösterip, yakınanın henüz müracaatı olmadan iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında; hükümlünün eyleminin suç tarihinde yürürlükte olan 765 Sayılı TCK'nın 493/1-son, 523, 81.maddeleriyle suç tarihinden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 168/1.maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu, ayrıca hükümlünün eyleminin hırsızlık suçunun yanı sıra, 5237 Sayılı TCK'nın 151/1, 116/2-4, 119/1-c. maddelerinde düzenlenen mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarını da oluşturduğu, 06.12.2006 tarihinde 5560 Sayılı Kanun ile 5237 Sayılı TCK'nın 73.maddesinde değişiklik yapılmadan önce (hırsızlıkla birlikte işlense bile) mala zarar verme suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olduğu, şikayetin devam etmesi halinde ise
Uzlaşma hükümlerinin uygulanabileceği gözetilerek, şikayete ve uzlaşmaya ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı değerlendirilip, her iki Kanuna göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan kanun maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilerek sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi gerekirken, uzlaştırma girişiminde bulunulmadan eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Mala zarar verme suçu ile ilgili olarak yakınanın zararının giderildiğine dair dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı halde, hükümlü hakkında TCK'nın 168/1.maddesinin uygulanması,
b) 5237 Sayılı TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının ( c ). bendinde yer alan hak yoksunluklarının kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ise mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağı gözetilmeden, anılan hakların yönelik olduğu kişiler bakımından bir ayrım yapılmadan sanığın; aynı Yasanın 53/1-c. maddesinde yazılı haklardan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy