(765 S. K. m. 102, 104, 234, 237, 238, 492)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Birleştirilen davada sanık M. D. yönünden davaya katılma kararı bulunmamakla beraber, 28.11.2013 tarihli oturumda sanığın cezalandırılmasını talep eden yakınan vekiline davaya katılmak isteyip istemediği sorulmayarak, 5271 sayılı CMK.nun 234 ve 238/2. maddelerine aykırı davranıldığı ve atılı suç nedeniyle suçtan zarar gören sıfatı bulunan yakınan vekilinin hükmü temyiz etmekle katılma iradesini gösterdiği kabul edilip 5271 Sayılı CMK.nun 237 maddesinin 2. fıkrası uyarınca sanık M. hakkında açılan davaya katılmasına karar verilerek ve katılan vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre, sanık Muzaffer Dirik hakkında kurulan hükmün temyiz edildiği ve 28.03.2011 tarihli karar ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş olup, hükmün 25.04.2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra, sanığın denetim süresi içerisinde, 24.02.2012 tarihinde yeni suç işlediği, bu suçtan mahkumiyetinin kesinleştiği ve ihbar üzerine mahkemece dosyanın ele alınıp hükmün açıklandığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa atılı 765 sayılı TCK.nun 492/2. maddesinde tanımlanan elektrik enerjisi hırsızlığı suçu için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık genel dava zamanaşımının, suçun işlendiği 24.05.2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle bozulmasına, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddesi gereğince istem gibi düşürülmesine, 25.09.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy