Tebliğname No : 2 - 2014/262199
MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/04/2013
NUMARASI : 2012/662 (E) ve 2013/288 (K)
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs, mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Müştekinin olay günü sabah 09.00 sıralarında işyerine geldiğinde işyeri komşularının aracın çalınmak istendiğini görerek kendisine durumu bildirdikleri ve birlikte müdahale ederek suça sürüklenen çocuk ve diğer sanıkları araç içerisinde aracı düz kontak yapıp çalıştırmak istedikleri sırada yakaladıkları dosya kapsamından anlaşılmakla,eylemin gündüz vakti işyerinden hırsızlık olarak kabulü gerektiği gözetilmeden ve suçun gece sayılan zaman dilimi içinde işlendiğini gösteren delillerin neler olduğu açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde 5237 sayılı TCY nın 143. maddesine göre suça sürüklenen çocuğa verilen cezanın artırılması,
2-Suça sürüklenen çocuğa atılı hırsızlığa teşebbüs ve mala zarar verme suçunun 19.12.2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 253. maddesinin 1. fıkrasının “b” bendi uyarınca uzlaşma kapsamına alındığı ve 5271 sayılı Yasanın 253.maddesinin 3.fıkrasına 5918 sayılı Yasanın 8. maddesi ile eklenen son cümlenin yürürlük tarihi olan 09.07.2009 gününe kadar uzlaşma kapsamında bulunmayan başka bir suç ile birlikte işlense bile suç tarihi itibari ile uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşma işlemlerinin; 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. madde fıkralarında öngörülen yöntem izlenerek yerine getirilmesi zorunluluğu karşısında, usulüne uygun uzlaşma önerisi olmadan eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21/01/2014 tarihli ve 2013/2-686 E, 2014/19 K sayılı kararında belirtildiği gibi hırsızlık ve mala zarar verme suçları 5237 sayılı TCK'nın onuncu bölümünde “mal varlığına karşı suçlar” başlığıaltında düzenlenmiş olup, her iki suçun koruduğu hukuki değer kişinin mal varlığıdır. Hırsızlık eyleminde fail zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına yarar sağlamak amacıyla bulunduğu yerden tamamını veya bir kısmını almak suretiyle, mağdurun mal varlığına zarar vermektedir. Mala zarar verme suçunda ise başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkıp, tahrip etmek ya da yok edip bozmak suretiyle kullanılamaz hale getirip veya kirleterek zarar vermektedir. Her iki suç tipinde de mağdur mal varlığı itibarıyla zarar görmektedir. Hırsızlık suçunda suça konu mal alıp götürülmek suretiyle mağdurun zilyetliği tamamen ortadan kaldırılmaktadır. Mala zarar verme suçunda ise malın mutlaka alınması gerekli olmayıp, çoğunlukla malın tamamı ortadan kaldırılmamakta, zarar verilerek kısmen veya tamamen kullanılmaz hale getirilmektedir. İki suçu bir birinden ayıran önemli özellik ise; hırsızlıkta fail faydalanma amacıyla eylemini gerçekleştirdiği halde, mala zarar verme suçunda mağdura zarar verme düşüncesiyle hareket etmektedir. Mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı taşınır mal olması halinde, ayrıca mala zarar verme suçundan da ceza verilmemesi gerekmektedir.
Ancak hırsızlık eylemi gerçekleştirilirken suça konu mal dışında bir başka eşyaya zarar verilmiş ise, mala zarar verme suçu ayrıca gerçekleşecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Suça sürüklenen çocuğun diğer sanıklarla beraber müştekiye ait aracın kapısını zorlayarak açıp direksiyon kutusunu kırarak içindeki kabloları kesip düz kontak yapmak suretiyle çalıştırdıktan sonra aracı götürmeye çalışırken yakalandıkları eylemde, ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden, unsurları itibariyle oluşmayan mala zarar verme suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
4-Yargılama giderlerinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması nedeniyle 5271 sayılı CMK.nun 324/4. maddesi uyarınca Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde suça sürüklenen çocuğun sarfına sebebiyet verdiği 7,00 TL nin suça sürüklenen çocuktan tahsili ile hazineye gelir kaydına karar verilmesi,
Kabule göre de;
5-Müştekinin11/08/2006 tarihli dilekçesinde zararının giderildiğini belirtmesi karşısında mala zarar verme suçu yönünden suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA,12.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy