Hırsızlık suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 59/2 ve 81/2. maddeleri gereğince 3 yıl 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, ...Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2004 tarihli ve 2003/985 esas, 2004/224 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine sanığın 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verileceğinden ilk kararın aynen infazına ilişkin aynı Mahkemenin 22/06/2005 tarihli ve 2003/985 esas, 2004/224 sayılı ek karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07/07/2014 gün ve 2007/13841/46734 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/07/2014 gün ve 2014/264148 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1- ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2004 tarihli ve 2003/985 esas, 2004/224 sayılı kararına yönelik yapılan incelemede:
Sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 59/2. maddeleri uyarınca verilen 2 yıl 6 ay hapis cezasının anılan Kanun'un 81/2. maddesine göre 1/6 oranında artırılması sonucunda 2 yıl 11 ay hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin olunmasında,
2- ... Asliye Ceza Mahkemesinin 22/06/2005 tarihli ve 2003/985 esas, 2004/224 sayılı ek kararına yönelik yapılan incelemede:
a) ... Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2004 tarihli kararında sanık hakkında 3 yıl 5 ay hapis cezası verildiği halde, 5237 sayılı Yasa kapsamında aynı ceza olan 2 yıl 6 ay hapis verileceğinden bahisle aynen infaz kararı verilerek sanığa fazla ceza verilmesinde,
b) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkını kullanılmasının gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinde karar verilmesinde,isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay 6.Ceza Dairesinin, 03.04.2014 gün ve 2013/28617, 2014/6079 sayılı kararı doğrultusunda kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu belirlenmekle, Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 24/01/2014 tarihli ve 2014/1 sayılı iş bölümü kararına göre, dosyanın, önceki incelemeyi yapan Yargıtay 6.Ceza Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 26.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy