MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM: Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, danışmanlık tedbiri
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında atılı hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma,işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları nedeniyle TCK'nın 31/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1-a maddesi gereğince danışmanlık tedbiri uygulanmasına ilişkin karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen ve cezai sorumluluğu bulunmayan çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi yollaması ile aynı Kanun'un 5. maddesi uyarınca verilen koruyucu ve destekleyici tedbire ilişkin kararın anılan yasanın 14. maddesindeki hüküm karşısında itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından 5271 sayılı CMK'nın 264. maddesine göre de kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
2-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında atılı konut dokunulmazlığını bozma ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçları nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu, bu kararın temyizi mümkün olmadığından, aynı Kanun'un 264. maddesine göre de, kanun yolunun ve merciinin belirlenmesinde yanılma, başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin dilekçesi itiraz niteliğinde kabul edilerek itirazın merciince incelenmesi için dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
3-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Mağdur ...'ın cep telefonu ve kulaklığının çalınması olayıyla ilgili olarak suça sürüklenen çocuklar hakkında açılmış bir dava ve kurulan hüküm bulunmadığının dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bu eyleme ilişkin bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
a)Müştekiler ... ve ...'a yönelik hırsızlık ve mala zarar verme eylemleriyle ilgili olarak suça sürüklenen çocuk ...'nin soruşturma aşamasında alınan ifadesinde; müşteki Mehmet'e ait depodan ...'in cevizleri aldığını gördüğünü,müşteki...'ın evine kendisi ve kardeşi ...'ün girerek olta ve radyoyu aldıklarını belirtmesi,suça sürüklenen çocuk ...'in bu beyanları doğrular nitelikte beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, ... isimli şahısların tespit edilip,suça sürüklenen çocukların savunmalarında bildirdikleri hususların doğru olup olmadığı hususları sorularak sonucuna göre suça sürüklenen çocuk ...'in hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi,
b)5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin 3. fıkrası uyarınca daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş ve suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuk ... hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan kısa süreli hapis cezalarının aynı maddenin 1.fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c)5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11. maddesi gereğince aynı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanacağı gözetilmeden cezai sorumluluğu olan ve mahkumiyetine karar verilen suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1-a maddesindeki danışmanlık tedbirine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 30/11/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.