MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık ...'in yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın, aynı konutta birlikte ikamet eden babası imzasına usulüne uygun şekilde 20.02.2013 tarihinde tebliğinden sonra hükmün kesinleştirildiği ve hükümlünün 12.11.2013 havale tarihli dilekçesinde, atılı suçu işleyenin kendisi olmadığını belirtip bu durumun düzeltilerek kendisine verilen cezanın ortadan kaldırılmasını talep etmesi üzerine mahkemesince, 13.11.2013 tarihli ek karar ile hükümlü ... hakkında infazın durdurulmasına karar verildiği, hükümlünün bu talebinin yargılamanın yenilenmesi talebi olduğu anlaşılmakla bu hususta mahal mahkemesince değerlendirme yapılması olanaklı görülerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Konut dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, aynı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
Sanık ... hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre; sanıkların birlikte müşteki ...'in konutuna hırsızlık amacıyla gittikleri, müştekinin sanıklardan ...'ı konutu içinde görmesi üzerine sanık ...'in konuta girdiği açık olan pencereden çıkarak, diğer sanık ...'in de beklediği pencere kenarında müşteki tarafından görülmesi üzerine müştekinin bağırmasından sonra kaçmaya başladıkları ve ardından olay yeri yakınında gizlenmeye çalıştıkları yerde kolluk görevlileri tarafından yakalandıklarının anlaşılması karşısında, sanık ...'in diğer sanıkla birlikte hareket ederek eylemleri birlikte gerçekleştirdiklerinin anlaşılması karşısında, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi yerine, yazılı şekilde aynı Kanun'un 39/2-c. maddesi uygulanarak sanığa eksik ceza verilmesi ve konut dokunulmazlığının ihlali suçunun sanıklar tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 119/1-c maddesi gereğince uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, aynı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı da nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye,hakimin kanaat ve takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 2004/672, 2005/1400 sayılı, 13.05.2007 tarihinde infaz edildiği anlaşılan, 2 yıl 11 ay hapis cezasına ilişkin ilamının, 5237 sayılı TCK'nın 58/2-b maddesinde öngörülen üç yıllık süre geçtikten sonra 02.09.2012 tarihinde işlenen inceleme konusu suç yönünden tekerrüre esas alınamayacağı ve başka da tekerrüre esas mahkumiyeti olmadığı gözetilmeden TCK'nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, TCK'nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve hapis cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin hüküm fıkralarından çıkarılmasına karar verilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.