MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçları ile ilgili olarak,
a) Sanığın, katılanların birlikte yaşadıkları eve girdikten sonra içinde nüfus cüzdanları, kredi kartları ve sürücü belgelerinin bulunduğu katılanlar ...'e ve ...'e ait pantolonları çalması şeklinde gerçekleşen eyleminin tek suç oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükmünün uygulanması,
b) Katılanların soruşturma aşamasında alınan ifadelerine göre; hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali eylemlerinin saat 03.00 ile 06.00 arasında gerçekleştiğinin, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde güneşin doğuş saatinin saat 05.45 olduğunun ve buna göre gece vaktinin de saat 04.45'e kadar devam ettiğinin anlaşılması karşısında, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının sanık lehine gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde işlendiğinin kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden ve bu suçların gece vakti işlendiğine ilişkin kanıtlar denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilip tartışılmadan, hırsızlık suçundan hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 143/1. maddesi uyarınca artırılarak, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ise aynı Kanun'un 116/4. maddesinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Özel belgede sahtecilik suçu ile ilgili olarak; hükümden sonra 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 ve 105. maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63. maddesinin 10. fıkrası ile yaptırıma bağlanan aynı Kanunun 56. maddesinin 4. fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri ve 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi karşısında; özel hüküm niteliğinde bulunup lehe olan ve önödeme önerisi gerektiren sanığın eyleminin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 13/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.