MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Hırsızlık
HÜKÜM: Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan ile eşi olan tanık ...'nın soruşturma aşamasındaki anlatımları ile olay yakalama ve fotoğraflı güvenlik kamerası izleme tutanağına göre; sanık ve yakalanamadıkları için kimlikleri tespit edilemeyen suç ortaklarının kendi aralarında kavga ediyor izlenimi vererek katılanı aralarına alıp, sanığı katılanın üzerine doğru iterek katılanın üzerine düşürmeleri ve sanığında katılana sarılması sonrasında katılanın arkasındaki kimliği tespit edilemeyen kişinin katılana yumruk sallaması ve katılanın müdahale edeceği sırada cebinde bir el hissetmesi ve o arada etrafındakilerin farklı yönlere kaçması üzerine cebindeki 9.000 TL'nin çalındığını anlayıp “param çalındı” diye bağırması ve devriye sırasında olan kolluk görevlilerinin de kavga olduğunu görmeleri üzerine olay yerine giderken kaçanlardan sanığı kovalayarak 500 metre ilerde yakalamaları ancak sanığın üzerinden çalınan paranın çıkmaması ve olay yerini gören civardaki iş yeri kamerası sanığa izlettirildiğinde sanığın olayı doğrulayarak ilk kez tantanacılığa çıktığını ve parayı alanın ise aynı suçtan hakkında beraat kararı verilip temyize gelmeyen sanık ... olduğunu söylemesi şeklinde gelişen olayda, eylemin 5237 sayılı TCK'nın 148 ve devamı maddelerinde düzenlenen yağma suçunu oluşturabileceği ve bu durumda delilleri takdir ve değerlendirmenin, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine duruşmaya devamla esas hakkında karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, bozma sonrası kurulacak hükümde 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 05/07/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.