MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklar İslam, ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında müşteki ...’a yönelik işyeri dokunulmazlığını bozma, sanık ... hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında müşteki ...’e yönelik hırsızlık suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yönelik itirazın Gümüşhane Ağır Ceza Mahkemesince incelenerek 28.02.2014 tarih, 2014/58 D.İş sayılı kararı ile reddine karar verildiği ve bahse konu kararların itiraz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği ve bu karardan sonra herhangi bir temyiz isteminin bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanıklar İslam ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında müşteki ...’a yönelik mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Doğrudan hükmolunan adli para cezasının miktar ve türüne göre; 14/04/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31/03/2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince hükmolunan 3000 TL dahil adli para cezasına mahkumiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2-Sanıklar İslam ve ... hakkında müşteki ...’e yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi'nin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
3-Sanık ... hakkında müştekiler ... ve ...’a yönelik hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme suçları ile sanıklar İslam ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında müşteki ...’a yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
a)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin objektif koşullarından birisi de suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi olduğu ancak herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşulun aranmayacağı, hırsızlık suçunun teşebbüs aşamasında kalıp herhangi bir zarar doğmaması,sanıklar ve suça sürüklenen çocuğun adli sicil kayıtlarında sabıkalarının bulunmadığı gözetilmeden, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “katılanın zararının tazmin edilmemiş olması nedeniyle” biçimindeki dosya içeriğine uygun olmayan, yetersiz gerekçe ile sanıklar İslam ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b)Sanıklar İslam ve ... ile suça sürüklenen çocuk ... hakkında, hırsızlık suçundan hükmolunan hürriyeti bağlayıcı cezaların, 5237 sayılı TCK'nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken, daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilip edilmediği ile suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemeye kanaat gelip gelmediği hususlarının değerlendirilmesi gerektiği ve adli sicil kayıtlarında sabıkalarının bulunmadığı, bu yönüyle ertelemeye engel teşkil etmediği gözetilmeden, yazılı şekilde yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile TCK'nın 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
c)5237 sayılı TCK'nın 31. ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11/1. maddeleri uyarınca, 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesinde öngörülen koruyucu ve destekleyici tedbirlerin suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından uygulanabileceği gözetilmeden, ceza sorumluluğu olan ve hakkında mahkumiyet hükmü kurulan suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Kanun'un 5. maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine hükmedilmesi,
d)UYAP ortamından alınan nüfus kayıt örneğine göre, sanık ...’un karar tarihinden sonra, 02/05/2016 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, TCK’nın 64/1 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca, ölüm nedeniyle hakkında düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan sanık ... hakkında diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy